Blog Design Header

Beş Duyunun Tümü İçin Tasarım

Jinsop Lee TED konuşmasında iyi tasarımın sadece görüntüyle değil hislerle daha başarılı olacağından bahsediyor ve bu konun üstünde çeşitli, pratik örneklerle duruyor. Beş duyu organını ele alarak konuya başka bir bakış açısıyla tecrübelemiş ve bunun içinde beş duyu grafiği denilen tabloyu oluşturmuş.

İzleyicilerin daha iyi anlaması için de bir motorsiklet videosu koyarak motorsikleti ele alıp görüntüsünü, çıkardığı sesini, dokunulunca ve kullanıldığında verdiği hissiyatı oranlayarak bir tablo çıkarmış, bunun üzerinden de nasıl çalıştığını anlatmış. Bu tablolarda noodle yemeğinden, gece kulübünden örnekler verip, çıkardığı verilerden 5 duyu organının nerelerde etkili olduğundan bahsediyor. Bizim daha iyi anlamamız için de kendisinin ve arkadaşı Chris’in yaptığı saati karşılaştırarak hangi projenin kullanıcıya daha kullanışlı geldiğini gösteriyor.

Kısacası dikkat etmemiz gereken nokta tasarımda önemli olan sadece hoş görüntü değil, bu hoş görüntüyü bir kaç duyu organıyla geliştirip, yücelterek daha iyi olmasını sağlamak.

Videoda ki örnekler ise konuyu daha iyi anlamamızı sağlıyor: Parfüm kokumuzu koyabildiğimiz ütü, şeker tadında olan diş fırçası, belki çok kullanmak istediğimiz bir müzik aletinin tuşlarını her gün kullandığımız bir kumandaya koyarak daha farklı bir hissiyat vermek, sıradan bir kullanımı daha farklı hale getirmek gibi…

Farkında olmadığımız örnekler

3 Boyutlu Tablo!

Bir sergide olduğumuzu düşünelim, bir tabloyu inceledikten, baktıktan sonra başka tabloya geçmemiz normal. Bu sefer daha farklı bir tablo düşünelim. Hem bakarak, kabartması da olduğu için tabloya dokunarak, tablonun konusuna göre (mesela şekerlemeler var diyelim) onun kokusunu alarak, ayrıca dokunduğumuz için de şekerlemelerin elimize tadının bulaştığını düşünelim. İşte bu tarz bir tablo görüp, inceleyerek geçilecek bir tablo olmaz, geçildikten sonrada her zaman akılda kalıcı bir tablo olur. Videoda gördüğümüz gibi konuşmacının en son şekerleri seyircilere doğru atarak onlara tadımlık bir jest yapmasıda konuşmasının daha kalıcı olmasını sağlamıştır.

Çikolata Kaşık!

Artık kahvecilerin olmazsa olmaz kahvenin yanına koyulan çikolatalı kaşıkları düşünelim, hem görüntüsü bize tatlı geliyor, hem yeme isteği oluşturuyor, hemde kahveyi karıştırma işlevi görüyor. Tabi hemen yemezsek. Bu küçük kaşık sıradan bir kahve içme eylemini daha farklı bir deneyime dönüştürebilir.

 

Muz!

Muza baktığımızda ve onu soyduğumuzda sarı görüntüsünün ve soyulduğunda gelen kokusu bize nasıl bir tad vereceği konusunda fikir veriyor. Aynı zamanda ergonomik birşey çünkü rahat kavrayabiliyoruz, yiyerek de tatlı tadını alabiliyoruz. Tabi duyma duyusu burada eksik kalıyor. Bu konuyu değerlendircek olursak şöyle bir örnek verebiliriz, gözlerinizi kapamanızı istesek bir elmanın yendiğini anlamak mı daha kolay olur yoksa bir muzun mu?

Belki de bu örneklerimizden sonra çevrenizdeki küçük parçalara veya ürünlere bakış açınız farklı olabilir ve tasarımların kendilerini nasıl anlattığını görebilirsiniz, ne dersiniz?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir